İzmit escort bayan Kayseri escort bayan Eskişehir escort bayan Konya escort bayan Kocaeli escort bayan Mersin escort bayan Alanya escort bayan İzmir escort bayan Bursa escort bayan Diyarbakır escort bayan Kuşadası escort bayan Denizli escort bayan Bodrum escort bayan Marmaris escort bayan Muğla escort bayan Gaziantep escort bayan Antalya escort bayan İstanbul escort bayan İzmir escort bayan Adana escort bayan Bursa escort bayan Antalya escort bayan Kocaeli escort bayan Mersin escort bayan Bakırköy escort bayan Şişli escort bayan Mecidiyeköy escort bayan Taksim escort bayan Beşiktaş escort bayan Halkalı escort bayan Şirinevler escort bayan Beylikdüzü escort bayan Bahçeşehir escort bayan Avcılar escort bayan Avrupa yakası escort bayan Ataşehir escort bayan Kadıköy escort bayan Ümraniye escort bayan Maltepe escort bayan Kartal escort bayan Pendik escort bayan Tuzla escort bayan Anadolu yakası escort bayan

DOLAR 32,3607 % 0.17
EURO 34,4602 % -0.71
STERLIN 40,3340 % -0.67
FRANG 35,3962 % -0.32
ALTIN 2.438,65 % -0,91
BITCOIN 2.222.145 -2.38

Mabolla Antik Kenti 2 bin 400 yıllık tarihe ışık tutacak

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mabolla Antik Kenti 2 bin 400 yıllık tarihe ışık tutacak

Diler, alanda önemli verilere ulaştıklarını belirterek, “Bu süreçte özellikle hedefimiz daha önce tanımladığımız gibi Mabolla Kalesini, kentsel sit ve Muğla’nın diğer donatıları Karabağlar Yaylası, Saburhane ve Arasta ile birleştirmekti. Muğla kentsel siti, 400’den fazla anıt eserle Türkiye’nin en büyük kentsel sitlerinden birisi. Projenin böyle sosyal bir tarafı da var” dedi. Projenin bilimsel tarafında ise bu yıl daha çok Mabolla’nın dip tarihine yöneldiklerine değinen Diler, bu yıl daha da derine inerek ve biraz daha genişleterek bazı sonuçlara ulaştıklarını aktardı. Diler, sonuçlara göre birçok yapıyı açığa çıkardıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Eldeki verilere göre buradaki yerleşim tarihi yaklaşık 2 bin 400 yıl öncesine kadar gidiyor. Yani büyük bir ihtimalle burası İskender’den sonra gördüğümüz kadarıyla bir sığınma kalesi olarak kullanılmış. Kentin kuzeyden girilen tarafında surlar, diğer taraflarda Helenistik döneme ait çok az yerleşim, sivil mimari bulduk. Bu da bize buranın sığınma kalesi olarak yapıldığını gösteriyor. Aslında burası doğallıkla kıyılardan çok uzak. Burası bereketli, tarıma çok elverişli bir ova ve bir transit geçiş bölgesi. Dolayısıyla stratejik konumu nedeniyle böyle bir yapılanma oluşmuş.”

Bu yıl surlarda ciddi bir temizlik yaptıklarına işaret eden Diler, bunun yanında diğer yapıları da özellikle ziyaretçilerin görebileceği şekilde düzenlemeye çalıştıklarını kaydetti. Yeni dönemde surların ve diğer yapıların bir kısmının da restorasyon projelerini hazırlayacaklarını belirten Diler, “Helenistik dönemden aşağıda doğu tarafta bir kutsal alan var. Askeri amaçlı kullanılmış olan bariyerler ve teraslar var. Yerleşim teraslarında kazılar yaptık. Surları tamamen açtık. Çok ilginç mesela burada ahşap kenetler var. Anadolu’da böylesine bir kenet ben hiçbir yerde görmedim. 30 santimetre uzunluğunda ahşap kenetlerle depreme ve zayıf bir yer olduğu için düşmana karşı da çok sağlam bir savunma hattı oluşturulmuş burada.” diye konuştu.

Diler, surların gerisinde Bizans döneminden kalıntılar bulduklarını bu nedenle buranın da dönemlerde çok yoğun bir yapılanma geçirdiğini söyledi. Alanda askeri bir garnizon bulunduğuna dikkati çeken Diler, “Bunları büyük ölçüde açığa çıkardık ama bizim hedefimiz her yeri kazmak değil. Mümkün olduğu kadar az alan kazarak ziyaretçi güzergahlarını düzenlemek ve bilimsel olarak da bizi sonuca götürecek verilere ulaşmak.” dedi.

Adnan Diler, kazı alanında önümüzdeki yıl yürütülecek kazılarda da önemli verilere ulaşmayı planladıklarını ifade etti.