İzmit escort bayan Kayseri escort bayan Eskişehir escort bayan Konya escort bayan Kocaeli escort bayan Mersin escort bayan Alanya escort bayan İzmir escort bayan Bursa escort bayan Diyarbakır escort bayan Kuşadası escort bayan Denizli escort bayan Bodrum escort bayan Marmaris escort bayan Muğla escort bayan Gaziantep escort bayan Antalya escort bayan İstanbul escort bayan İzmir escort bayan Adana escort bayan Bursa escort bayan Antalya escort bayan Kocaeli escort bayan Mersin escort bayan Bakırköy escort bayan Şişli escort bayan Mecidiyeköy escort bayan Taksim escort bayan Beşiktaş escort bayan Halkalı escort bayan Şirinevler escort bayan Beylikdüzü escort bayan Bahçeşehir escort bayan Avcılar escort bayan Avrupa yakası escort bayan Ataşehir escort bayan Kadıköy escort bayan Ümraniye escort bayan Maltepe escort bayan Kartal escort bayan Pendik escort bayan Tuzla escort bayan Anadolu yakası escort bayan

DOLAR 32,4247 % 0.18
EURO 34,4797 % 0.11
STERLIN 40,3735 % 0.14
FRANG 35,5170 % 0.33
ALTIN 2.465,33 % 1,09
BITCOIN 2.120.826 -3.46

İklim değişikliği ve aşırı hava olayları insanları göçe zorluyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
İklim değişikliği ve aşırı hava olayları insanları göçe zorluyor

Baddour, “Yakın dönemde şiddetli yağış ve sellere de tanık olduk. Örneğin, Pekin, kısa süre önce rekor derecede yağış aldı. İklim değişikliğiyle artan, El Nino gibi artık gelişmiş hava olayları tarafından tetiklenen daha aşırı ve büyük etkisi olan hava trendleri görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, UZAK BİR GELECEK TEHDİDİ DEĞİL”

“İklim değişikliği, sadece uzak bir gelecek tehdidi değil, şimdi burada ve günlük hava durumumuzda vuku buluyor.” ifadesini kullanan Baddour, sera gazı emisyonlarını azaltmak, sıcaklık artışını Sanayi Devrimi öncesi dönemin maksimum 2 derece üzerinde tutmak ve Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için çalışmaların artırılması gerektiğini vurguladı.

DMÖ’nün toplumların iklim değişikliğine uyum sağlaması amacıyla çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Baddour, bu sebeple dünyadaki herkes için daha iyi erken uyarı sistemi geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Baddour, şöyle devam etti:

“İklim değişikliği, birçok ülkenin karşı karşıya olduğu kalkınma sorunlarıyla doğrudan veya dolaylı bağlantılı. Yenilenebilir enerji, hava ve iklim hizmetlerine yatırım, çeşitli yönetim seviyelerinde yaygınlaştırılmalıdır. (İklim değişikliğiyle ilgili) Araştırma ve geliştirme, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yetersiz bir şekilde finanse ediliyor ve bunun değişmesi gerekiyor çünkü iklim değişikliğine uyum için pratik ve uygulanabilir çözümleri yenilemenin ve finanse etmenin tek yolu bu.”

Baddour, bireysel tüketim davranışlarında karbon ayak izini azaltarak daha yeşil ve daha az fosil bazlı iklim değişikliği konusunda sorumlu vatandaş olunması gerektiğine dikkati çekti.

“AKDENİZ’DE HAVA VE DENİZ SICAKLIĞI İLE AŞIRI İKLİM OLAYLARI, KÜRESEL ORTALAMANIN ÜZERİNDE ARTACAK”

Akdeniz bölgesi ve Türkiye’de son yıllardaki aşırı sıcaklar ve kuraklığa işaret eden Baddour, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) hazırladığı Sentez Raporu 6. Değerlendirmesi’nde Akdeniz’e ayrılmış bilimsel bulguların olduğu bölüme atıf yaptı.

Buna göre, 21’inci yüzyılda iklim değişikliğinin Akdeniz bölgesinde yoğunlaşmasının beklendiğini kaydeden Baddour, “Akdeniz’de hava ve deniz sıcaklığı ile aşırı iklim olayları (özellikle ısı dalgaları), muhtemelen küresel ortalamanın üzerinde artmaya devam edecek. Yağışlar, emisyon durumuna göre yüzde 4 ile 22 arasında azalacak. Aşırı yağışlar, özellikle bölgenin kuzey bölümünde artacak ve kuraklık birçok alanda daha yaygın hale gelecek.” ifadelerini kullandı.

Baddour, Akdeniz’deki su seviyesinin gelecek yıllar ve yüzyıllarda daha da yükseleceğinin tahmin edildiği uyarısında bulunarak, halihazırda 42 milyon kişiye ev sahipliği yapan Akdeniz’de kıyı şeridinin yüzde 37’si boyunca uzanan alçak alanlarda taşkın risklerinin arttığını belirtti.

Özellikle Güney ve Doğu Akdeniz bölgesinde deniz seviyesinin yükselmesine maruz kalan insanların sayısının 2050’ye kadar artacağına dikkati çeken Baddour, bu artışın 2100’de şimdiki döneme kıyasla yüzde 130’a ulaşacağının tahmin edildiğini bildirdi.

Baddour, “İklim değişikliği su mevcudiyetini tehdit ederek nehirlerdeki düşük akışları ve yıllık akışı yüzde 5-70 azaltarak hidroelektrik kapasitesini daraltıyor. Yağmurla beslenen mahsullerin verimi bazı yerlerde yüzde 64 oranında azalabilir.” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğinin dünya genelinde şimdiden etkisini gösterdiğini vurgulayan Baddour, sera gazlarını azaltmak için ne kadar beklenirse bu duruma uyum sağlamanın o oranda zorlaşacağının altını çizdi.

“PAKİSTAN’DAKİ AŞIRI YAĞIŞLAR 8 MİLYON KİŞİYİ YERİNDEN ETTİ”

Baddour, “Aşırı hava olayları ve iklim değişikliği, halihazırda insanları göçe zorluyor ve yerlerinden edilmelerine katkıda bulunuyor. WMO’nun Küresel İklim Durumu raporları, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Göç Örgütü gibi ortaklarının katkılarına dayalı olarak artık iklim değişikliğinin sosyoekonomik etkilerini de hesaba katıyor.” bilgisini paylaştı.

Bu konuya ilişkin dünya genelinden örnekler veren Baddour, Pakistan’da geçen yıl temmuz ve ağustosta rekor düzeyde yağmurların kaydedildiğini hatırlatarak,”(Pakistan’daki yağışlar) Bu aşırı iklim olayından 33 milyon kişi etkilendi, 1700’den fazla kişi yaşamını yitirdi ve yaklaşık 8 milyon kişi yerinden edildi.” ifadesini kullandı.

Baddour, Pakistan’daki toplam hasar ve ekonomik kayıpların 30 milyar dolar olarak değerlendirildiğine işaret etti.

Somali’de yıl boyunca kuraklığın kırsala ve çiftçilerin geçim kaynaklarına büyük etki ettiğini, açlığın yol açtığı yıkıcı sebeplerle yaklaşık 1,2 milyon kişinin ülke içinde yerinden olduğunu anlatan Baddour, bu kişilerin 60 binden fazlasının Etiyopya ve Kenya’ya geçtiğini belirtti.

“Etiyopya’da kuraklıkla bağlantılı 512 bin kişi ülke içinde yerinden oldu.” bilgisini paylaşan Baddour, iklim değişikliğinin gıda güvensizliği üzerinde de büyük etkisinin bulunduğunu kaydetti.