
Mersin, geçtiğimiz günlerde yalnızca bir sanayi tesisine değil, kentin ortak değerlerine yönelmiş karanlık bir saldırıyla sarsıldı. Arbel Bakliyat’a uzun namlulu silahlarla yapılan menfur saldırı, sıradan bir asayiş olayı değildir. Bu girişim; üretime, emeğe, istihdama ve Mersin’in sanayi vizyonuna yönelmiş açık bir gözdağıdır.
Ancak bu şehir, kendisine yöneltilen tehdide sessiz kalmadı.
Arbel’e yapılan saldırının ardından Mersin’de oluşan tablo, aslında bu kentin gerçek fotoğrafıdır. Sivil toplum örgütleri, iş dünyası temsilcileri ve vatandaşlar Arbel Kurucu Başkanı Mahmut Arslan’ın etrafında kenetlendi. Bu dayanışma, silahın değil; aklın, emeğin ve üretimin kazanacağını gösterdi.
Mahmut Arslan’ın “Bu destek, karanlığa karşı verilen en güçlü cevaptır” sözleri, yaşanan sürecin özetidir. Çünkü bugün Arbel’e sahip çıkmak, yarın Mersin’in sanayisine, ekmeğine ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır.
Tesadüf mü, Zamanlama mı?
Saldırının dikkat çeken bir başka yönü ise zamanlamasıdır. Tam da Mersin Sanayi Odası’nın kuruluşu için bin imzanın aşıldığı, Ankara temaslarının gündemde olduğu bir süreçte yaşanan bu olay, ister istemez bazı soruları beraberinde getiriyor. Elbette yargı süreci her şeyi açıklığa kavuşturacaktır. Ancak şu gerçek inkâr edilemez: Mersin’de sanayinin kurumsallaşması yönünde atılan her güçlü adım, birilerini rahatsız etmektedir.
Mersin Sanayi Odası meselesi, bireysel bir talep değil; yıllardır sanayicilerin ortak sesidir. Limanı, lojistik gücü, üretim altyapısı ve ihracat potansiyeliyle Mersin, artık ticaretin gölgesinde kalan bir sanayi anlayışını aşmak zorundadır. Gaziantep, Konya, İzmir örnekleri ortadadır. Sanayi odası olan şehirler, ekonomik sıçramayı daha hızlı gerçekleştirmiştir.
Rekabet Değil, Tamamlayıcılık
Bu noktada altı çizilmesi gereken önemli bir husus var. Mersin Sanayi Odası, mevcut MTSO’nun alternatifi değil; tamamlayıcısıdır. Ticaret ve sanayi aynı çatı altında olmak zorunda değildir. Aksine, uzmanlaşmış yapılar şehre daha fazla güç kazandırır. MTSO ticaret erbaplarına odaklanırken, MSO sanayicilerin yeşil dönüşümden dijitalleşmeye, karbon düzenlemelerinden ihracat politikalarına kadar özel ihtiyaçlarına çözüm üretebilir.
Mersin Bir Eşik Noktasında
Bugün Mersin, bir yol ayrımındadır. Ya bu saldırılarla korkutulmak istenen bir şehir olacak ya da üreticisine sahip çıkan, sanayisini büyüten, geleceğini planlayan bir kent olarak yoluna devam edecek.
Arbel’e sıkılan kurşunlar, Mersin’in birlik ruhuna çarpıp geri dönmüştür. Şimdi yapılması gereken bellidir: Daha fazla dayanışma, daha fazla üretim ve sanayicinin önünü açacak cesur adımlar…
Çünkü bu şehir, korkuyla değil; emekle büyür.